Gazeteci Haşmet Babaoğlu, KAAN’a yönelik eleştirileri kaleme aldı

Yerli ve milli muharip uçağı KAAN, dünyanın gündeminde…

Geçtiğimiz günlerde ilk uçuşunu gerçekleştiren KAAN, Türkiye’nin savunma sanayideki başarısına eklendi.

Uçuşla ilgili görüntüler kamuoyuyla paylaşılınca büyük ses getirdi.

Göğüs kabartan gurur dolu 13 dakikalık uçuşu görmeyen kesim ise sessizliğe büründü.

Sabah Gazetesi Yazarı Haşmet Babaoğlu da dünkü yazısında KAAN’ı ve eleştirenleri kaleme aldı.

“Üç beş delikanlı geliyor yanıma…”

İşte o yazı…

“On iki yıl kadar öncesi… Çeşme’nin en güzel kumsalında şiltemi sermiş güneşleniyorum. Sezon başı ve şezlong tüccarları henüz tam tekmil çalışmaya geçmemişler… Hava çok güzel; hafif bir meltem suyun tüylerini ürpertiyor. Bakması bile keyifli…

Uzaktan tanıdığım üç beş delikanlı geliyor yanıma…O zamanlar pek moda olan rengârenk ve pek şık sörf şortları ve şimdiden yanık tenleriyle pek havalılar. Selamlaşıyoruz. “Hemen suya girin, tadını çıkartın” diyorum. İçlerinden biri yüzünü ekşiterek “Biz sevmiyoruz” diyor; “Güneşlenip kaçarız.”

“Söyleyeceklerim gülünç kaçar…”

Tuhafıma gittiğinden soracağım tutuyor:” Neden?” “Sörf dalgası seviyoruz biz” diyor delikanlı; “Bu deniz göl gibi bir şey!” Gözbebeklerinden Hollywood gençlik filmleri geçiyor, alnında altyazıları görüyorum…

“Kaliforniya’da bulundun mu?” “Seneye okul bitince gideceğim; deniz dediğin okyanustur.” İyi de bu deniz de çok güzel falan diyecekken, vazgeçiyorum. Düşünceler, hayaller, zevkler nasılsa uçup gitmiş, benim söyleyeceklerim gülünç kaçar… Ne alakası var, diyecekleriniz olacak, biliyorum…

“Eğitim marifetiyle aynı tornadan çıkartılmışlar”

Ama 5. nesil savaş uçağımız KAAN uçtu diye burun kıvıran plaza gençlerine ara sıra dikkatle bakıyorum, acaba Çeşme’den tanıdığım o çocuklar var mı aralarında diye… Ruhlar aynı tabii… Eğitim marifetiyle aynı tornadan çıkartılmışlar. Artlarından yenileri de geliyor.

“Ülkelerini zerre sevmemeyi öğrenmişler”

Ölene kadar buradan kıpırdamasalar bile kendi ülkelerinde sanki “geçici” olarak bulunuyorlar. İskandinav tarzı döşenmiş kafeleri; şehrin ya Paris’i ya da New York’u andıran köşelerini ve elbette kendilerine yabancı dil öğreten okullarını seviyorlar. Lakin medeni(!) olmanın zorunlu şartı olarak ülkelerini zerre sevmemeyi öğrenmişler… Denizini, suyunu bile…

“Topraklarımız işgal altında değil ama…”

Zaten sosyal sorunlara bakıp sevmemek için bahane ararsan çok tabii. Ama “Ülkeni neden seviyorsun?” diye sorun… Mırın kırın… Ya da uğultulu bir sessizlik. Bu meselenin çözümünün KAAN’ı yapmaktan bile zor olduğunu kabul edelim. Onlara kızmak veya dalga geçmek fayda etmiyor; hep ofsayt! Şükür ki, topraklarımız işgal altında değil ama zihinlerimizin işgal edilmediğini kim iddia edebilir?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

pragmatic slot oyunları
egt oyna
betmarlo
bonus hunt" rel="dofollow">bonus hunt">bonus hunt
aresbet
tombala oyna
sweet bonanza
betibom
dog house megaways
diyarbet
diyarbet
diyarbet
diyarbet
wild west gold oyna
markaj giriş
diyarbet
diyarbet
diyarbet
diyarbet
diyarbet
diyarbet
diyarbet
sugar rush
sweet bonanza
diyarbet
diyarbet
trwin
big bass bonanza oyna
gates of olympus oyna
egt oyna
betingo
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
casipol
aviator oyna
aviator giriş
aviator bahis
tombala
pendik escort
footer link satın al footer link tanıtım yazısı satın al tanıtım yazısı backlink satın al backlink
Betmarino
Maltcasino
Noktabet
Pokerklas
Klasbahis
Betingo
Avrupabet
Betcio
Pashagaming
Pusulabet
Betexper
Betsmove
Slotbar
Betnano
Galabet
Betexper
Cratossporting
Dumanbet
Elexbet
Favorislot
aresbet
avcılar escort
esenyurt escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
bakırköy escort
halkalı escort
şirinevler escort
şişli escort
istanbul escort
esenyurt escort
avcılar escort
Gebze Escort