22 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen son gelişmelere göre, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. Uludağ, tutukluluğunun 90. gününde, Silivri Cezaevi’nde bulunduğu sırada Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla katılarak savunma yaptı.
Uludağ hakkında, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla toplamda 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyordu. Duruşma esnasında dikkat çeken anlar yaşandı; savcı, Uludağ’ın tutukluluk halinin devamını istedi. Ancak, mahkeme, Uludağ’ın tahliyesine karar verdi.
Uludağ, savunmasına “Dışarıda olmakla içeride olmak arasındaki fark silikleşti. Türkiye, korku ikliminin etkisi altında. İnsanlar artık düşünmekten, konuşmaktan ve yazmaktan çekinir hale geldi. Yargı, muhalefeti baskı altında tutmak için kullanılıyor. Anayasal düzen tehlikede. Gazeteciler susarsa, toplum da susar. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti ve gazetecilik!” diyerek dönemin getirdiği olumsuzluklara vurgu yaptı.
Duruşma saat 14.40’da başladığında, Alican Uludağ, 90 gündür Silivri’de tutuklu olduğunu hatırlatarak, “Ben terörist miyim?” şeklindeki ifadeleriyle dikkat çekti. Yakınları ve gazetecilik örgütleri de duruşmaya destek vermek amacıyla Ankara adliyesinde yer aldı.
Uludağ’ın dosyasının, İstanbul 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamesinin ardından, yetkisizlik kararıyla Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği biliniyor. Mahkemeye yapılan tahliye talepleri ise daha önce reddedilmişti. Ancak bugün alınan tahliye kararı, Uludağ için yeni bir başlangıç olabilir.